<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AŞK</title>
	<atom:link href="http://www.ilkask.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilkask.net</link>
	<description>Aşk bütün gemilerin battığı limanda batmayan tek gemidir.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Nov 2011 16:20:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Aşkın 40 Kuralı</title>
		<link>http://www.ilkask.net/askin-40-kurali.html</link>
		<comments>http://www.ilkask.net/askin-40-kurali.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 16:20:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>me3met</dc:creator>
				<category><![CDATA[Elif ŞAFAK]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın 40 Kuralı Elif Şafak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkask.net/?p=350</guid>
		<description><![CDATA[Birinci Kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat &#8230; <a href="http://www.ilkask.net/askin-40-kurali.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birinci Kural:</strong> Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.</p>
<p><strong>İkinci Kural:</strong> Hak Yolu&#8217;nda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil!</p>
<p><strong>Üçüncü Kural:</strong> Kuran dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri mânâdır. Sonraki bâtınî mânâ. Üçüncü bâtınînin bâtınîsidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.</p>
<p><strong>Dördüncü Kural:</strong> Kâinattaki her zerrede Allah&#8217;ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allah&#8217;ı görüp yaşayan olmadığı gibi, O&#8217;nu görüp ölen de yoktur. Kim O&#8217;nu bulursa, sonsuza dek O&#8217;nda kalır.</p>
<p><strong>Beşinci Kural:</strong> Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: Bırak kendini, ko gitsin!<br />
Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!</p>
<p><span id="more-350"></span></p>
<p><strong>Altıncı Kural:</strong> Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. Âşık dilsiz olur.</p>
<p><strong>Yedinci Kural:</strong> Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, Hakikat&#8217;i keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.</p>
<p><strong>Sekizinci Kural:</strong> Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.</p>
<p><strong>Dokuzuncu Kural:</strong> Sabretmek öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah âşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.</p>
<p><strong>Onuncu Kural:</strong> Ne yöne gidersen git, Doğu, Batı, Kuzey ya da Güney çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.</p>
<p><strong>On Birinci Kural:</strong> Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni ve taptaze bir sen zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.</p>
<p><strong>On İkinci Kural:</strong> Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.</p>
<p><strong>On Üçüncü Kural:</strong> Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı hoca şeyh şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.</p>
<p><strong>On Dördüncü Kural:</strong> Hakk&#8217;ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?</p>
<p><strong>On Beşinci Kural:</strong> &#8217;Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldur. Tek tek herbirimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermemiz için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.</p>
<p><strong>On Altıncı Kural:</strong> Kusursuzdur ya Allah, O&#8217;nu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan&#8217;dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne lâyıkıyla bilebilir, ne lâyıkıyla sevebilirsin.</p>
<p><strong>On Yedinci Kural:</strong> Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.</p>
<p><strong>On Sekizinci Kural:</strong> Tüm kâinat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan, dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahlûk değil, bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara; dışında, başkalarında değil. Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini bilir. Başkalarıyla değil, sadece kendiyle uğraşan insan, sonunda mükâfat olarak Yaradan&#8217;ı tanır.</p>
<p><strong>On Dokuzuncu Kural:</strong> Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi bekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin hâlde dünya sana diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir.</p>
<p><strong>Yirminci Kural:</strong> Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.</p>
<p><strong>Yirmi Birinci Kural:</strong> Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hak&#8217;ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.</p>
<p><strong>Yirmi İkinci Kural:</strong> Hakiki Allah Âşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgâh olur. Ama bekri aynı namazgâha girdi mi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.</p>
<p><strong>Yirmi Üçüncü Kural:</strong> Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengârenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya kıymet bilmeyiz.<br />
Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde&#8230;</p>
<p><strong>Yirmi Dördüncü Kural:</strong> Madem ki insan eşrefi mahlûkattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah&#8217;ın yeryüzündeki halifesi olduğunu hatırlayarak, buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.</p>
<p><strong>Yirmi Beşinci Kural:</strong> Cenneti ve cehennemi illâ ki gelecekte arama. İkisi de şu an burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.</p>
<p><strong>Yirmi Altıncı Kural:</strong> Kâinat yekvücut, tek varlıktır. Her şey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının, hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir.</p>
<p><strong>Yirmi Yedinci Kural:</strong> Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır.<br />
Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece sadece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin her şey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse, dünya değişir.</p>
<p><strong>Kural Yirmi Sekiz:</strong> Geçmiş, zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu an&#8217;ın hakikatini yaşar.</p>
<p>Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, ne yapalım kaderimiz böyle deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergâh bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hâkimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin. Bunu anlatır Yirmi Dokuzuncu Kural.</p>
<p><strong>Otuzuncu Kural:</strong> Hakiki Sufi öyle biridir ki başkaları tarafından kınansa, ayıplansa, dedikodusu yapılsa, hatta iftiraya uğrasa bile, o ağzını açıp da kimse hakkında tek kelime kötü laf etmez.<br />
Sufi kusur görmez. Kusur örter.</p>
<p><strong>Otuz Birinci Kural:</strong> Hakk&#8217;a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık; kimi ayrılık acısı çeker, kimi maddi kayıp&#8230; Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bundaki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise, ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.</p>
<p><strong>Otuz İkinci Kural:</strong> Aranızdaki bütün perdeleri tek tek kaldır ki, Tanrı&#8217;ya saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan uzak dur, dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma! İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama!</p>
<p><strong>Otuz Üçüncü Kural:</strong> Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.</p>
<p><strong>Otuz Dördüncü Kural:</strong> Hakk&#8217;a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.</p>
<p><strong>Otuz Beşinci Kural:</strong> Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı, Tanrıya inanmayan kişi ise içindeki inananla. İnsanı Kâmil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.</p>
<p><strong>Otuz Altıncı Kural:</strong> Hileden, desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, zarar vermek istiyorsa, Tanrı da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer.<br />
O&#8217;nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan!</p>
<p><strong>Otuz Yedinci Kural:</strong> Tanrı kılı kırk yararak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken, ne bir saniye geç. Her insan için bir âşık olma zamanı vardır, bir de ölmek zamanı.</p>
<p><strong>Otuz Sekizinci Kural:</strong> Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım? diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün.<br />
Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa, yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.</p>
<p><strong>Otuz Dokuzuncu Kural:</strong> Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz, her şey yerli yerinde kalır, merkezinde&#8230; Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz.<br />
Ölen her Sufi için bir Sufi daha doğar.</p>
<p><strong>Kırkıncı Kural</strong> dedi tane tane konuşarak. Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK&#8217;ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.<br />
Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkask.net/askin-40-kurali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Nedir ? Mevlana</title>
		<link>http://www.ilkask.net/ask-nedir-mevlana.html</link>
		<comments>http://www.ilkask.net/ask-nedir-mevlana.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Nov 2011 19:17:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>me3met</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[aşk nedir]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkask.net/?p=345</guid>
		<description><![CDATA[Aşk altın değildir saklanmaz; âşığın bütün sırları meydandadır. Aşk bütün gemilerin battığı limanda batmayan tek gemidir. Aşk davaya benzer cefa çekmek de şahide; Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki. Aşk geldi kan gibi. Damarlarıma derime doldu. Beni benden aldı. Varlığımı sevgiyle &#8230; <a href="http://www.ilkask.net/ask-nedir-mevlana.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aşk</strong> altın değildir saklanmaz; âşığın bütün sırları meydandadır.<br />
<strong>Aşk</strong> bütün gemilerin battığı limanda batmayan tek gemidir.<br />
<strong>Aşk</strong> davaya benzer cefa çekmek de şahide; Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.<br />
<strong>Aşk</strong> geldi kan gibi. Damarlarıma derime doldu. Beni benden aldı. Varlığımı sevgiyle doldurdu. Vücudumun bütün cüzlerini dost kapladı. Benden bana kalan bir ad ancak. Ötesi hep o.<br />
<strong>Aşk</strong> hiçbir afetten öğüt almaz.<br />
<strong>Aşk</strong> öyle bir saltanattır ki zevali yoktur.<br />
<strong>Aşk</strong> ucu bucağı belli olmayan engin bir denizdir.<br />
<strong>Aşk</strong> ülkesi herkesin kendi bildiğincedir.<br />
Âşıkların milleti de devleti de yoktur.<br />
Aşkı anlatmakta akıl çamura saplanmış eşeğe döner.<br />
Aşkı aşktan başka hiçbir şey söndüremez.<br />
Aşkın beni sarmış nasihatler boşuna/İçtim o zehri ben bu şeker boşuna.<br />
Aşkın yedi şehrini geçtikten sonra hâlâ ilk caddenin ilk sokağındaydık.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkask.net/ask-nedir-mevlana.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Az önce son kez öptüm seni&#8230;</title>
		<link>http://www.ilkask.net/az-once-son-kez-optum-seni.html</link>
		<comments>http://www.ilkask.net/az-once-son-kez-optum-seni.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Nov 2011 09:35:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>me3met</dc:creator>
				<category><![CDATA[Can YÜCEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkask.net/?p=338</guid>
		<description><![CDATA[Az önce son kez öptüm seni Son kez tuttum ellerini Sanki içimden bir şeyler kopup gitti Ayırırken gözlerimden gözlerini Zaten olmayacak bir duaya amindi bizimki Mutlu edemezdik birbirimizi Çok şey istememiştim halbuki Yüreğinin en kuytu köşesinde ufacık bir yer yeterdi &#8230; <a href="http://www.ilkask.net/az-once-son-kez-optum-seni.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><a href="http://www.ilkask.net/wp-content/uploads/2011/11/378626_149290111839350_127888110646217_171341_1798261297_s.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-341" title="378626_149290111839350_127888110646217_171341_1798261297_s" src="http://www.ilkask.net/wp-content/uploads/2011/11/378626_149290111839350_127888110646217_171341_1798261297_s.jpg" alt="" width="130" height="104" /></a>Az önce son kez öptüm seni<br />
Son kez tuttum ellerini<br />
Sanki içimden bir şeyler kopup gitti<br />
Ayırırken gözlerimden gözlerini<br />
Zaten olmayacak bir duaya amindi bizimki<br />
Mutlu edemezdik birbirimizi<br />
Çok şey istememiştim halbuki<br />
Yüreğinin en kuytu köşesinde ufacık bir yer yeterdi<br />
Şimdi daha iyi anlıyorum o sebepsiz suskun terk edişini<br />
Sen hiç benim olmamışsın ki<br />
Ben hep kandırmışım kendi kendimi…</p></blockquote>
<p><span id="more-338"></span></p>
<p>Olur da bir gün aklına gelirsem<br />
Gülümseyerek hatırla beni<br />
Tebessümle an geçirdiğimiz o günleri<br />
Ve bir zamanlar seni deli gibi seven bu yüreği…<br />
Belki de ağlıyordur şimdi<br />
Hiç kimse almadı, alamazda yerini<br />
Senden kalan küçük bir resim şimdi<br />
Ve yalanda olsa söylediğin aşk sözleri<br />
Yüreğimden asla silinmeyecek izleri<br />
Hala saklıyorum verdiğin gülleri<br />
Biraz kurudular ama solmadılar benim gibi<br />
Bir gün mezarımda hayat bulurlar belki…</p>
<p>Sana verdiğim o resme iyi bak şimdi<br />
O gülen gözler artık birer mazi<br />
Yırt at gitsin artık ne anlamı var ki<br />
Unuttum ben zaten içten gülümsemeyi<br />
Sana her bakışında parlayan o gözler şimdi<br />
Kim bilir belki de bulutlar kadar nemli<br />
Sana hiç kızmadım, kızamam da inan ki<br />
Aslında suç biraz da bende belki<br />
Bile bile attım bu ateşe kendimi<br />
Ve çok ağır ödedim seni sevmenin bedelini<br />
Bu sözler belki de masal gibi gelecek sana şimdi<br />
Ama bir gün sen de anlayacaksın beni<br />
Ve tadacaksın aşkın çaresizliğini<br />
Belki üzüleceksin ama böyle böyle öğreneceksin büyümeyi<br />
Düşe kalka öğreneceksin yürümeyi<br />
Ve ölümle dans etmeyi…</p>
<p>Şimdi başka biri alacak yerimi<br />
Zamanla hatırlamayacaksın bile ismimi<br />
Ama son kez, son kez düşün bi<br />
Sevebilir mi seni, benim sevdiğim gibi<br />
Ve aldırmadan acılara, koyar mı ortaya yüreğini<br />
Sevmek sözle değil özdedir sevgili<br />
Çocuk yüreğin anlamadı bunu ne yazık ki<br />
Ve sen bitirdin gözümde kendi kendini<br />
Umutlarımı kefil yapıp terk ediyorum bu şehri<br />
Benden sana son hatıra olarak bırakıyorum bu şiiri…</p>
<p>İşte okudun sana olan son sözlerimi<br />
Bunlar giderken sana söyleyemediklerimdi<br />
Şimdilerde kalbimde yaşanıyor sonbahar mevsimi<br />
Artık çok koymuyor her bulduğumda kaybetmek seni<br />
Çünkü öğrendim ben yalnızlığımla dertleşmeyi<br />
Ve gidenlerin arkasından üzülmemeyi<br />
Yüreğimin en güzel yerinde saklayacağım seni<br />
Ateş olup yaksan da yapamam, gösteremem o cesaret…</p>
<p>Kendine iyi bak sevgili<br />
Ve sakın arama kaybettiklerini<br />
Dönmezler artık geri<br />
Ve eğer bilmiyorsan sevmeyi<br />
Taşıma o yüreği // Can YÜCEL //</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkask.net/az-once-son-kez-optum-seni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdi senin aşkınla..</title>
		<link>http://www.ilkask.net/simdi-senin-askinla.html</link>
		<comments>http://www.ilkask.net/simdi-senin-askinla.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2011 19:19:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>me3met</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkask.net/?p=299</guid>
		<description><![CDATA[Ben seni tanımadan önce, gece gündüz aşk masalları okurdum. Şimdi senin aşkınla ben kendim masal oldum&#8230; ( Hz. Mevlana ) // // // ]]&#62;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkask.net/wp-content/uploads/2011/06/masal.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-333" title="masal" src="http://www.ilkask.net/wp-content/uploads/2011/06/masal-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><br />
Ben seni tanımadan önce, gece gündüz aşk masalları okurdum. Şimdi senin aşkınla ben kendim masal oldum&#8230; ( Hz. Mevlana )<br />
<span id="more-299"></span><br />
<script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "ca-pub-7269058894830700";
/* yatay reklam */
google_ad_slot = "5880942760";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
// ]]&gt;</script><br />
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">// <![CDATA[</p>
<p>// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkask.net/simdi-senin-askinla.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgilim olsun istemiyorum..</title>
		<link>http://www.ilkask.net/sevgilim-olsun-istemiyorum.html</link>
		<comments>http://www.ilkask.net/sevgilim-olsun-istemiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2011 19:16:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>me3met</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir/Söz]]></category>
		<category><![CDATA[istiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[olsun]]></category>
		<category><![CDATA[sevdiğim]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkask.net/?p=297</guid>
		<description><![CDATA[Sevgilim olsun istemiyorum.. Sevdiğim olsun istiyorum.. Hergün &#8220;görmek&#8221; değil.. Benim olduğunu bilmek istiyorum! Elini tutmak değil.. Kiyamadan sadece gözlerine bakmak istiyorum! 2 gün değil ebediyen sürsün istiyorum! Uğruna ölmek değil.. O&#8217;nun için yaşamak istiyorum! // // // ]]&#62;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkask.net/wp-content/uploads/2011/06/achayatsenikimleraldzellu3.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-335" title="achayatsenikimleraldzellu3" src="http://www.ilkask.net/wp-content/uploads/2011/06/achayatsenikimleraldzellu3-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Sevgilim olsun istemiyorum..<br />
Sevdiğim olsun istiyorum..<br />
Hergün &#8220;görmek&#8221; değil..<br />
Benim olduğunu bilmek istiyorum!<br />
Elini tutmak değil..</p>
<p>Kiyamadan sadece gözlerine bakmak istiyorum!</p>
<p>2 gün değil ebediyen sürsün istiyorum!<br />
Uğruna ölmek değil..<br />
O&#8217;nun için yaşamak istiyorum!<br />
<span id="more-297"></span><br />
<script type="text/javascript">// <![CDATA[
 google_ad_client = "ca-pub-7269058894830700"; /* konu içi reklamlar */ google_ad_slot = "8932611484"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250;
// ]]&gt;</script><br />
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">// <![CDATA[</p>
<p>// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkask.net/sevgilim-olsun-istemiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>C. Palahniuk 10 Güzel Söz</title>
		<link>http://www.ilkask.net/c-palahniuk-10-guzel-soz.html</link>
		<comments>http://www.ilkask.net/c-palahniuk-10-guzel-soz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jun 2011 21:30:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>me3met</dc:creator>
				<category><![CDATA[C. Palahniuk]]></category>
		<category><![CDATA[C. Palahniuk 10 Güzel Söz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkask.net/?p=294</guid>
		<description><![CDATA[Ancak Kaybedeceğin Bir Şey Yoksa Özgürsündür. Dişilik Tek Gece Işe Yarar, Kişilik Ömür Boyu. Dikkatli Bak; Büyük Aşklar Ya Sonsuzdur Ya Da Onsuz. // // // ]]&#62; Bir Şeyin Yokluğu Size Acı Veriyorsa, Varlığı Sizi Öldürebilir. Silahın Yaptığı Tek Şey, &#8230; <a href="http://www.ilkask.net/c-palahniuk-10-guzel-soz.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<ul>
<li>Ancak Kaybedeceğin Bir Şey Yoksa Özgürsündür.</li>
<li>Dişilik Tek Gece Işe Yarar, Kişilik Ömür Boyu.</li>
<li>Dikkatli Bak; Büyük Aşklar Ya Sonsuzdur Ya Da Onsuz.</li>
<li><span id="more-294"></span></li>
</ul>
</ul>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "ca-pub-7269058894830700";
/* yatay reklam */
google_ad_slot = "5880942760";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
// ]]&gt;</script><br />
<script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">// <![CDATA[</p>
<p>// ]]&gt;</script></p>
<ul>
<li>Bir Şeyin Yokluğu Size Acı Veriyorsa, Varlığı Sizi Öldürebilir.</li>
<li>Silahın Yaptığı Tek Şey, Bir Patlamayı Belli Bir Doğrultuya Yöneltmektir.</li>
<li>Her Aşk, Bitki Isimleriyle Başlayıp, Hayvan Isimleriyle Son Bulur.</li>
<li>Sizin Sevdiğiniz Ile Sizi Seven Asla Aynı Kişi Değildir.</li>
<li>Sahip Olacağın Her Şey, Bir Gün Kaybedeceğin Şeylerden Sadece Biridir.</li>
<li>Acın Başkalarını Güldürebilir; Ama Gülüşün Başkalarına Acı Vermemeli.</li>
<li>Uğruna Savaşacak Bir Şeyler Bulana Kadar, Bir Şeylere Karşı Savaşmayı Seçersin.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkask.net/c-palahniuk-10-guzel-soz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Etme</title>
		<link>http://www.ilkask.net/etme.html</link>
		<comments>http://www.ilkask.net/etme.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jun 2011 21:24:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>me3met</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[hz. mevlana'nın hz. Şems'e yazdığı şiiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkask.net/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[Allah dostu bu iki büyük zat, ayrı düşmüşlerdi&#8230; Hazreti Mevlana&#8217;nın Çıkan dedikodularla Konya&#8217;dan ayrılan Hz. Şems&#8217;e yazdığı şiiri. &#160; ETME Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı &#8230; <a href="http://www.ilkask.net/etme.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allah dostu bu iki büyük zat, ayrı düşmüşlerdi&#8230; Hazreti Mevlana&#8217;nın Çıkan dedikodularla Konya&#8217;dan ayrılan<br />
Hz. Şems&#8217;e yazdığı şiiri.<br />
<span id="more-290"></span><br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-7269058894830700";
/* yatay reklam */
google_ad_slot = "5880942760";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
&nbsp;</p>
<p><strong>ETME</strong></p>
<p>Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme<br />
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme</p>
<p>Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı<br />
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme</p>
<p>Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru<br />
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme</p>
<p>Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için<br />
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme</p>
<p>Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi<br />
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme</p>
<p>Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan<br />
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme</p>
<p>Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan<br />
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme</p>
<p>Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer<br />
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme</p>
<p>Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi<br />
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme</p>
<p>Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize<br />
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme</p>
<p>Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle<br />
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme</p>
<p>Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı<br />
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme</p>
<p>İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil<br />
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme</p>
<p>Mevlana Celaleddin Rumi<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-7269058894830700";
/* yatay reklam */
google_ad_slot = "5880942760";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkask.net/etme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şems-i Tebrizi</title>
		<link>http://www.ilkask.net/sems-i-tebrizi.html</link>
		<comments>http://www.ilkask.net/sems-i-tebrizi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2011 20:08:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>me3met</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Şems-i Tebrizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkask.net/?p=288</guid>
		<description><![CDATA[Şems-i Tebrizi (Farsi: شمس تبریزی), Fars Muslim, dayanan İslam alimi ve mutasavvıf. Mevlana&#8217;nın gönül dünyasında büyük değişiklikler yapmış kuvvetli bir alimdir. Şems-i Tebrizi künyesinden de anlaşılacağı üzere, günümüzde İran&#8217;ın Doğu Azerbaycan Eyaleti’nin yönetim merkezi olan Tebriz şehrinde m. 1185 yılında[kaynak &#8230; <a href="http://www.ilkask.net/sems-i-tebrizi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şems-i Tebrizi (Farsi: شمس تبریزی), Fars Muslim, dayanan İslam alimi ve mutasavvıf. Mevlana&#8217;nın gönül dünyasında büyük değişiklikler yapmış kuvvetli bir alimdir.<br />
Şems-i Tebrizi künyesinden de anlaşılacağı üzere, günümüzde İran&#8217;ın Doğu Azerbaycan Eyaleti’nin yönetim merkezi olan Tebriz şehrinde m. 1185 yılında[kaynak belirtilmeli]. Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğludur ve Şemseddin yani dinin güneşi lâkabıyla anılmıştır.</p>
<p><span id="more-288"></span><br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-7269058894830700";
/* yatay reklam */
google_ad_slot = "5880942760";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
Daha küçük yaşlarda, manevi ilimleri tahsilde gösterdiği kabiliyetle dikkat çeken Şems, din ilimleri tahsilden sonra, genç yaşlarında Tebrizli Ebubekir Sellaf&#8217;a mürid olmuş, ününü duyduğu bütün meşhur şeyhlerden feyz almaya çalışmış ve bu sebeple diyar diyar dolaşmıştır. Bu gezginliğinden dolayı kendisine Şemseddin Perende (uçan Şemseddin) denilmiş, ayrıca Tebriz’de tarikat pîrleri ve hakikat arifleri ona Kâmil-i Tebrizi adını vermişlerdir.<br />
Daha sonraları Sacaslı Şeyh Rukneddin, Tebrizli Selahaddin Mahmut ile mutasavvıf Necmüddin Kübra’nın halifelerinden Centli Baba Kemal’e intisap ederek onlardan feyz almıştır. Hz. Muhammed’in ahlakını örnek alan Şemseddin-i Tebrizî, devamlı bir arayış içerisinde olmuş, manevî bir işaret üzerine de Mevlana’yı arayıp bulmuştur. Dünyaya, kılık ve kıyafete önem vermeyen Şems, Mevlana ile üç-üçbuçuk yıl süren beraberliği neticesinde onun hayatında yeni ufukların açılmasına vesile olmuş, onu ilahî aşkın potasında eriterek, kâmil bir Hak aşığı yapmaya muvaffak olmuştur.<br />
Şems-i Tebrizi Şam’a döndüğünde, Mevlana Celaleddin için onun yokluğu dayanılmazdır. Şems’in varlığını kabullenememiş kimseler, Mevlana Celaleddin’e ileri geri laflar etmişlerdir. Mevlana’nın bu kimselerden birine verdiği cevap şöyledir:<br />
&#8220;Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. Ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz.&#8221;<br />
Bir süre sonra Şems, Celaleddin’in oğlu Sultan Veled’in çağrısı üzere Konya’ya geri gelir. Celaleddin, bir daha şehirden ayrılmasın diye, onu bir kızla evlenmeye ikna eder; bu kız Celaleddin’in evinde evlâtlık olan Kimya Hatun’dur. Kimya Hatun’a gizliden aşık olan, Mevlana’nın küçük oğlu Alaaddin, bu durumu hazmedemez ve Şems aleyhtarlarının yanında yer almaya başlar.<br />
Şems hicri 645, miladi 1247 tarihinde Mevlana&#8217;da meydana gelen büyük değişikliği hazmedemeyenler tarafından mı öldürüldü, yoksa geldiği gibi kimseye haber vermeden Konya’yı terk mi ettiği bilinmemektedir.<br />
Bu gün Konya’da Şems makamı olarak bilinen, halk ve bilhassa Mevlevilerce Mevlana türbesinden önce ziyaret edilen bu mescit-türbe de mevcut sanduka, boş bir sanduka mı, yoksa Mehmet Önder Bey&#8217;in bir hatırasında anlatıldığı gibi, Şems gerçekten burada mı gömülüdür, bu da bilinmez.<br />
Niğde’deki Kesikbaş Türbesi de Şems’e izafe edilir. Bunlardan ayrı olarak Tebriz şehrinde &#8220;Geçil&#8221; denilen mezarlıkta, aynı bölgede Hoy’da, Pakistan’ın Multon şehrinde Şems türbeleri veya makamları vardır. Bunlar çeşitli rivayetlerle süslenmiştir. Pakistanlıların söylediklerine göre de Şems, Konya&#8217;dan bir gece yarısı gizlice ayrılmış, Hoy şehrine hareket etmiş ve orada yerleşmiştir. Rivayete göre Şems-i Tebrizi Hoy’da vefat eder ve orada gömülür. Mezarı, Unesco Dünya Kültür Mirası&#8217;na aday gösterilir[5]. Bir rivayete göre, Mevlana’nın küçük oğlu Alaaddin de, Şems&#8217;i öldürenler arasındadır.<br />
Şems’in Konya&#8217;daki türbesi küçük, mütevazı, adeta saklanmış bir yerdir. Mevlana’nın o ihtişamlı türbesinin yanında -ki Mevlana &#8220;En güzel türbe gökkubedir&#8221; der- sadedir.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-7269058894830700";
/* yatay reklam */
google_ad_slot = "5880942760";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkask.net/sems-i-tebrizi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sesini değil, sözünü yükseltmeli insan.</title>
		<link>http://www.ilkask.net/sesini-degil-sozunu-yukseltmeli-insan.html</link>
		<comments>http://www.ilkask.net/sesini-degil-sozunu-yukseltmeli-insan.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2011 20:02:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>me3met</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Sesini değil]]></category>
		<category><![CDATA[sözünü yükseltmeli insan. Çünkü gök gürültüleri değil]]></category>
		<category><![CDATA[yağmurlardır yaprakları yaşatan.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkask.net/?p=286</guid>
		<description><![CDATA[Çünkü gök gürültüleri değil, yağmurlardır yaprakları yaşatan. [Hz.Mevlana]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkask.net/wp-content/uploads/2011/05/b77bae51031c248fa153838684a128a3_12636463381.jpg"><img src="http://www.ilkask.net/wp-content/uploads/2011/05/b77bae51031c248fa153838684a128a3_12636463381-150x150.jpg" alt="" title="b77bae51031c248fa153838684a128a3_1263646338" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-221" /></a>Çünkü gök gürültüleri değil, yağmurlardır yaprakları yaşatan.<br />
  [Hz.Mevlana]  <span id="more-286"></span><br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-7269058894830700";
/* konu içi reklamlar */
google_ad_slot = "8932611484";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkask.net/sesini-degil-sozunu-yukseltmeli-insan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‎Unutmak zaman ister demiştim..</title>
		<link>http://www.ilkask.net/%e2%80%8eunutmak-zaman-ister-demistim.html</link>
		<comments>http://www.ilkask.net/%e2%80%8eunutmak-zaman-ister-demistim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2011 23:38:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>me3met</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Unutmak zaman ister demiştim]]></category>
		<category><![CDATA[yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş. O da sende kaldı]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz güney]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkask.net/?p=282</guid>
		<description><![CDATA[‎Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş. O da sende kaldı..&#8221; Yılmaz Güney]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkask.net/wp-content/uploads/2011/06/yilmaz-guney3.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-283" title="yilmaz-guney3" src="http://www.ilkask.net/wp-content/uploads/2011/06/yilmaz-guney3-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>‎Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş.<br />
O da sende kaldı..&#8221;</p>
<p>Yılmaz Güney<br />
<span id="more-282"></span><br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-7269058894830700";
/* konu içi reklamlar */
google_ad_slot = "8932611484";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkask.net/%e2%80%8eunutmak-zaman-ister-demistim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

